SOKRATES 2.400 YIL ÖNCESİNDEN HÂLÂ BAĞIRIYOR!..
(Kaynak: Oflazoğlu, A. Turan, “Sokrates Savunuyor”, Varlık Yayınları, İstanbul, 1971, s.15.)
Sokrates: (2. yurttaşa): Seçmek nedir?
Yurttaş (bocalar): Seçmek mi? Seçmek... Sokrates (omuzundan sarsarak): Seçmek, evet, seçmek! Kendinden geçmek değil. (3. yurttaşa) Sen söyle, nedir seçmek? Yurttaş (düşünür, birden sevinerek): Olmuş elmayı hamından ayırmaktır seçmek! Sokrates (alaylı): Aferin! Peki, olmuş insanı hamından ayırmak? Yurttaş: O da seçmek... Sokrates (Apollodoros’a): Sen söyle. Apollodoros: Seçmek, güzeli çirkinden ayırmaktır. Sokrates: Peki, doğruyu eğriden ayırmak? (Apollodoros bocalar, utanır.) Kriton: O da seçmek. Sokrates: İyiyi kötüden ayırmak ne peki? Yurttaşlar (hep birden atılarak): Seçmektir! Sokrates (alaylı): Son seçimde oy kullandınız mı siz? Yurttaşlar: Demokrasi çağında değil miyiz? Sokrates (gezinerek): Seçmek nedir bilmeden seçen kişi, dala tutunayım derken yılana sarılabilir. (Uyuklayan birini omuzundan sarsarak) Seçmek bilinçli olmak demektir, Bilinçli olmak da, düşünmek. (Bir süre dalar. Kendisini şaşkınlık içinde seyredenlere) Her türlü tehlikeye karşı uyanık olmak gerek. 1. Yurttaş: Yabancıları mı demek istiyorsun, Sokrates? Sokrates (gülümseyerek): Daha korkulu değil mi içimizdeki düşman? Apollodoros: Yurdunu satmaya hazır kişi öyle ya, Daha yıkıcı olur dışardaki düşmandan. Sokrates (2. yurttaşa): Peki, içimizde, her birimizin tâ derinliğinde otağ kuran düşman?
Bu mumarek geceyi taşıyabilmeyi kelime itibarıylada rabbimize yaklaşabilmeyi onun engin rahmetinden bereketinden nasiplenebilmeyi rabbim cümlemize nasip etsin tüm islam aleminin kandili mübarek olsun