10.09.2010 12:46
C *
Pardus... Özgürlük için...
Ana Menü
RSS Yayın
RSS - Resimler
RSS - Forumlar
RSS - Weblinkleri
RSS - Makaleler
RSS - Haberler
RSS - Programlar
En Çok Başlık Oluşturanlar
ISIKs 113
By deniss 50
Nalbantoglusalim 21
kardelen 12
yakamoz 3
Forum Başlıkları
En Yeni Forum Başlıkları
· Evet hayır...
· Milletimden İstifa E...
· Kurtlar vadisi Filistin
· Televizyonlardaki çı...
· İsrail Tohumu
En Fazla İlgilenilen Başlıklar
· HOCALI KATLİAMI .... [17]
· Sitem var [9]
· Güncel Değerlendi... [7]
· İdamdaki 37 yıllı... [7]
· Bir kedi gördüm s... [6]
Özgürlük İçin PARDUS
Pardus... Özgürlük İçin...
Sansüre Hayır
Chip Haberler
İstatistikler
  • Yorumlar: 23
  • Kısa Mesajlar: 135
  • Forum Mesajları: 398
  • Resim Galerisi: 81
Mehmetçik Vakfı
Tıklayın...
Salur Kazan Esir Olup Oğlu Uruz un Çıkardığı Hikaye
Türkçe Tarih Edebiyat Destan

Dere tepe aştı, kafir eline geldi. Giderken Kazan?ın karanlık gözünü uyku bürüdü. Beyler dediler:
Hanım dönelim. Kazan der: Biraz daha ileri varalım dedi. Baktı bir kale gördü.
 Der: Beyler gelin yatalım dedi. Kazan?ı küçücük ölüm tuttu, uyudu. Meğer hanım, Oğuz beyleri
yedi gün uyurdu. Onun için küçücük ölüm derlerdi. Meğer o gün Toman?ın Kalesinin tekürü ava binmişti.
 Casus geldi, der: Bre bölük atlı geldi, içinde beyleri yattı uyudu.

Tekür adam gönderdi, kim olduğunu anlayın dedi.

Gelenler bildi ki bunlar Oğuz erenlerindendir. Gelip teküre haber verdiler. Tekür de hemen askerini
 topladı, bunların üzerine geldi. Kazan?ın beyleri baktılar gördüler ki düşman geliyor.
 Dediler: Kazan?ı bırakır gidersek evinde bizi kovarlar. en iyisi budur ki burda ölelim dediler.
 Kafiri karşıladılar, cenk ettiler. Kazan?ın üzerine yirmi beş beyini şehit ettiler.
Kazan?ın üzerine düştüler, uyuduğu yerde tuttular, elini ayağını sımsıkı bağladılar,
bir arabaya yüklettiler, arabaya muhkem urganla sardılar. Arabayı çektiler, yürüyü verdiler.

Giderken araba gıcırtısından Kazan uyandı. Gerindi bu elindeki urganları hep kopardı.
Arabanın üzerine oturdu, elini eline çaldı, kah kah güldü.

Kafirler derler: Ne gülüyorsun?

Kazan der: Bre kafirler, bu arabayı beşiğim sandım, sizi yamrı yumru dadım dayam sandım dedi.
Neyse, Kazan?ı getirdiler, Toman?ın Kalesinde bir kuyuya bıraktılar. Kuyunun ağzına bir değirmen
taşı koydular. Yemeğini suyunu değirmen taşının deliğinden veriyorlardı.

Bir gün tekürün karısı der: Varayım Kazan?ı göreyim, nasıl bir insandır ki bunca adamlara darbe
 vuruyormuş dedi. Hatun gelip zindancıya kapıyı açtırdı. Seslendi, der: Kazan Bey nedir halin,
dirliğin yer altında mı hoştur, yoksa yer üstünde mi hoştur, hem şimdi ne yiyorsun, ne içiyorsun
 ve neye biniyorsun dedi. Kazan der: Ölülerine yemek verdiğin vakit ellerinden alıyorum,
hem ölülerinizin yorgasına biniyorum, yaşlılarını yedekte çekiyorum dedi. Tekür?ün karısı der:
 Dinin için Kazan Bey, yedi yaşında bir kızcağızım ölmüştür, kerem eyle ona binme dedi. Kazan der:
 Ölülerinizde ondan yorga yoktur, hep ona biniyorum dedi. Kadın der: Vay, senin elinden ne yer
 yüzünde dirimiz ve ne yer altında ölümüz kurtulurmuş dedi. Geldi Tekür?e der: Kerem eyle
 o tatarı kuyudan çıkar, kızcağızın belini koparıyor yer altında kızcağızıma biniyormuş,
 diğer ölülerimizi topluyormuş, hem ölülerimiz için verdiğimiz yemeği ellerinden çekip alıp
yiyormuş, onun elinden ne ölümüz ne dirimiz kurtulurmuş, dinini aşkına o eri kuyudan çıkar dedi.
 Tekür beylerini topladı, der: Gelin Kazan?ı kuyudan çıkarın, bizi övsün Oğuz?u yersin,
 ondan sonra şart eylesin bizim memleketimize düşmanlığa gelmesin dedi.

Vardılar Kazan?ı kuyudan çıkarıp getirdiler. Dediler : And iç ki bizim memleketimize
düşmanlığa gelmeyesin, hem bizi öv Oğuz?u yer, seni bırakı verelim var git dediler.
 Kazan der: Vallah billah doğru yolu görür iken eğri yoldan gelmeyeyim dedi.
 Dediler : Vallah Kazan iyi and içti dediler. Şimdi Kazan Bey, hadi bizi öv dediler.
Kazan der: Ben yer yüzünde adam övmem, bir adam getirin bineyim, sizi öveyim dedi.
Vardılar bir er kafir getirdiler. Bir eyer, bir gem dedi, getirdiler.
Kafirin arkasına eyer koydu, ağzına gem vurdu, eyer kayışını çekti.
Sıçradı arkasına bindi. Ökçesini ökçesine vurdu, kaburgasını karnına yapıştırdı.
 Gemini çekti, ağzım ayırdı. Kafiri öldürdü, çöktü üzerine oturdu. Der:
Bre kafirler kopuzumu getirin, sizi öveyim dedi. Vardılar kopuzu getirdiler.

Eline alıp burada söylemiş, görelim hanım ne söylemiş:

Bin bin erden düşman gördümse övünüm dedim

Yirmi bin er düşman gördümse koklamadım

Otuz bin er düşman gördümse ona saydım

Kırk bin er düşman gördümse gözümü kısıp baktım

Elli bin er gördümse el vermedim

Altmış bin er gördümse söyleşmedim

Seksen bin er gördümse ürpermedim

Doksan bin düşman gördümse donanmadım

Yüz bin er gördümse yüzümü dönmedim

Yüzü dönmez kılıcımı elime aldım

Muhammedin dini aşkına kılıç vurdum

Ak meydanda yumru başı top gibi kestim

O zaman bile erim beyim diye övünmedim

Övünen erenleri hoş görmedim

Eline geçmiş iken bre kafir öldür beni

Kara kılıcını çal boynuma kes başımı

Kılıcından sapacağım yok

Kendi aslımı kendi kökümü yermem yok

dedi. Bir deyiş daha söylemiş, der:

Yüksek yüksek kara dağdan taş yuvarlansa

Kaba ökçemi oyluğumu karşı tutan Kazan er idim

Firavun şişler yükleyip yerden, çıksa

Kaba ökçem ile perçin kılan Kazan er idim

Koca koca beyler oğlu kavga kılsa

Kamçı vurup dindiren Kazan er idim

Yüce dağları duman tutsa

Kapkara sis deli kopsa

Kara koç atımın kulağı görünmez olsa

Gayrı eren kılavuzsuz yol şaşırsa

Kılavuzsuz yol başaran Kazan er idim

Yedi başlı ejderhaya yetişip vardım

Heybetinden sol gözüm yaşardı

Hey gözüm namert gözüm kalleş gözüm

Bir yılandan ne var ki korktun dedim

O zaman bile erim beyim diye övünmedim

Övünen erenleri hoş görmedim

Eline geçmiş iken bre kafir öldür beni yitir beni

Çal kılıcını kes başımı

Kılıcından sapacağım yok

Kendi aslımı kendi kökümü yermem yok

Oğuz erenleri dururken seni övmem yok

dedi. Kazan burada bir daha söylemiş:

Arkaç Kırda çalkanır umman denizinde

Sarp yerlerde yapılmış kafir şehri

Sağa sola çırpıntı vurur yüzgeçleri

Su dibinde döner bahrileri86

Tanrı benim diye su dibinde çığrışır asileri

Önünü koyup tersini okur kızı gelini






Altın aşık oynar Sancıdanın beyleri

Altı defa Oğuz vardı alamadı

O kaleye altı tane erle ben Kazan vardım

Altı güne koymadım onu aldım

Kilisesini yıkıp yerine mescit yaptım ezan okuttum

Kızını gelinini ak göğsümde oynattım

Beylerini kul ettim

O zaman bile erim beyim diye övünmedim

Övünen erenleri hoş görmedim

Eline geçmiş iken bre kafir öldür beni yitir beni

Kılıcından sapacağım yok

Kendi aslımı kendi kökümü yermem yok

dedi. Kazan yine söylemiş, der:

Arkaç Kırda döndürdüğüm bre kafir senin baban

Şakağına imrendiğim senin kızın gelinin

Akça Kale Sürmelide at oynattım

At ile Karun eline baskın yaptım

Ak Hisar Kalesinin burcunu yıktım

Ak akçe getirdiler puldur dedim

Kızıl altın getirdiler bakırdır dedim

Ela gözlü kızını gelinini getirdiler aldanmadım

Kilisesini yıktım mescit yaptım

Altını gümüşü yağmalattım

O zaman bile erim beyim diye övünmedim

Övünenleri hoş görmedim

Eline geçmiş iken bre kafir öldür beni yitir beni

Kendi aslımı kendi kökümü yermem yok

Seni övmem yok

dedi. Kazan Bey burada bir daha söylemiş, der:

Ak kayanın kaplanının erkeğinde bir köküm var

Ortaç Kırda sizin geyiklerinizi durdurmaya

Ak sazın aslanında bir köküm var

Kaz alaca kısrağını durdurmaya

Azman kurt yavrusunun erkeğinde bir köküm var

Akça yünlü on bin koyununu gezdirmeye

Ak sungur88 kuşunun erkeğinde bir köküm var

Alaca ördek kara kazını uçurmaya

Kudretli Oğuz elinde bir oğlum var Uruz adlı

Bir kardeşim var Kara Göne adlı

Yeniden doğanını diriltmeyeler

Eline geçmiş iken bre kafir öldür beni yitir beni

Kılıcından sapacağım yok

Kendi aslımı yermem yok

dedi. Bir daha söylemiş, der:

İt gibi güv güv eden çerkes hırslı

Küçücük domuz şölenli

Bir torba saman döşekli

Yarım kerpiç yastıklı

Yontma ağaç Tanrılı

Köpeğim kafir

Oğuzu görür iken seni övmem yok

Bundan sonra öldürürsen bre kafir öldür beni

Öldürmezsen Kadir korsa öldüreyim kafir seni

dedi.

Kafiler der: Bu bizi övmedi, gelin bunu öldürelim dediler. Kafir beyleri toplandılar geldiler.

Yine dediler: Bunun oğlu var, kardeşi var, bunu öldürmek olmaz dediler. Getirdiler domuz damına

 hapse attılar.

At ayağı çabuk, ozan dili çevik olur. Kazan?ın ölüsünü dirisini kimse bilmedi.

Meğer hanım Kazan? ın bir oğlancığı var idi. Büyüdü yiğitcik oldu.

Bir gün ata binip divana gelirken bir kişi der: Sen Han Kazan?ın oğlu değil misin dedi.
 Uruz kızdı, der: Bre kavat benim babam Bayındır Han değil midir? Dedi. Yok, o ananın babasıdır,
 senin dedendir. Uruz, bre ya benim babam ölü müdür diri midir dedi. Dedi: Diridir,
Toman?ın Kalesinde esirdir dedi. Böyle deyince oğlan ağladı, melül oldu.
Atını çevirdi geri döndü. Anasına geldi. Burada anasına söylemiş, görelim hanım ne söylemiş:

Der:

Bre ana ben Han oğlu değilmişim

Han Kazan oğlu imişim

Bre kavat kızı bunu bana niçin söylemiyordun

Ana hakkı Tanrı hakkı olmamış olsaydı

Kara, çelik öz kılıcımı çekeydim

Birdenbire güzel başını keseydim

Alca kanını yer yüzüne dökeydim

dedi. Anası ağladı. Der: Oğul baban sağdır, amma söylemeğe korkardım,
kafire varırsın, kendini vurursun helak olursun, onun için sana söylemiyordum canım oğul dedi.
 Amma amcana adam gönder, gelsin, görelim ne der dedi.

Adam gönderdi amcasını çağırdı. Geldi. Uruz der: Ben babamın esir olduğu kaleye gidiyorum.
Birlikte istişare ettiler. Bütün beylere haber oldu. Uruz babasına gidiyor, silah ve teçhizatla
 gelin dediler. Asker toplandı geldi. Alp Uruz çadırlarını açtırdı, cephanesini yükledi.
Kara Göne asker başı oldu. Boru çaldırıp göçtüler, yola girdiler.

Yol üzerinde kafirin kilisesi var idi. Keşişler beklerdi. Gayet sarp kilise idi.
Attan inip tacir elbisesi giydiler. Bezirgan suretinde katır, deve çektiler geldiler.
Kafirler gördüler gelenler tacire benzemez, kaçtılar kaleye girdiler, kapılarını sımsıkı kapadılar.
 Burca çıkıp kimlersiniz dediler. Bunlar cevap verdi: Bezirganlarız dediler. Kafirler yalan söylüyorsunuz
 diyerek taşa tuttular. Uruz attan indi, der: Hey babamın altın gadehinden şarap içen, beni seven attan
insin, bunun kapısına birer gürz vuralım dedi. On altı yiğit sıçrayıp attan indiler. Kalkan tuttular,
 gürzlerini omuzlarına attılar, kapıya geldiler. Birer gürz vurup kapıyı ufattılar, içeri girdiler.
 Buldukları kafiri öldürdüler. Ağız açtırmadılar. Malını yağmaladılar. Askerin üzerine geldiler kondular.


Meğer bir sığırtmaçları var idi. Gördü ki kaleyi aldılar, kaçtı teküre vardı, kilisenin alındığını
haber verdi. Ne oturuyorsunuz, üzerinize düşman geldi, başınızın çaresine bakın dedi. Tekür beylerini
topladı, bunlarla nasıl uyuşalım dedi. Beyler dediler: Bunun uyuşması odur ki Kazan?ı çıkaralım,
onlarla başbaşa bırakalım. Bu sözü uygun gördüler. Vardılar Kazan?ı çıkarıp tekürün önüne getirdiler.
 Tekür der: Kazan Bey üzerimize düşman geldi, bu düşmanı üzerimizden ayırırsan seni bırakı verelim
 dediler. Hem haraca itaatkar olalım, sen de and iç ki bu bizim memlekete düşmanlığa gelmeyesin dediler.
 Kazan der: Vallah billah doğru yolu görür iken eğri yoldan gelmeyelim dedi. Kafirler Kazan iyi
 and içti diye sevindiler. Tekür askerini toplayıp meydana geldi, çadır diktirdi. Kafir askeri
 Kazan?ın etrafına toplandı. Kazan?a giyim getirdiler. Kılıç ve mızrak ve çomak ve sair cenk
aletini giydirip donattılar.

Bu sırada Oğuz erenleri alay alay geldi. Gümbür gümbür davullar çalındı. Kazan gördü ki
 askerin önünce bir ak boz atlı, ak sancaklı, üzeri sağlam demir giyimli, Oğuz?un önünce geldi,
 çadırını diktirdi, saf bağladı durdu. Onun ardınca Kara Göne geldi, saf bağladı durdu.
 Hemen burada Kazan atı meydana sürdü, hasım, diledi. Boz atlı Beyrek at tepti meydana girdi.
 Kazan burada söylemiş, görelim ne söylemiş:

Der:

Kalkıp yerinden doğrulan yiğit ne yiğitsin

Yapısı sağlam demir giyimini giyen yiğit ne yiğitsin

Adın nedir yiğit söyle bana

dedi. Beyrek burada söylemiş, der:

Bre kafir sen beni bilmez misin

Parasarın Bayburt Hisarından fırlayıp uçan

Adaklısını başkaları alırken çekip alan

Pay Püre Han oğlu Bamsı Beyrek bana derler

Gel beri bre kafir dövüşelim

dedi. Kazan burada bir daha söylemiş. Der: Bre yiğit, önünce bu askerin bir ak sancaklı alay çıktı,
çadırını başkalarından önce dikti, ak boz ata binen o yiğit ne yiğittir, kimin nesidir,
yiğit başın için söyle bana. Beyrek der: Bre kafir kimin nesi olacak, beyimiz Kazan?ın oğludur dedi.
 Kazan gönlünden der: Elhamdülillah benim oğlancığım büyük er olmuş dedi. Beyrek bre kafir
 daha ne kadar onu bunu soracaksın bana dedi, Kazan?ın üzerine at sürdü. Altı kanatlı gürzünü
eline alıp Kazana vurdu. Kazan kendisini tanıtmadı. Kavradı, Beyreği bileğinden tuttu, çekti
çomağını elinden aldı, Beyreğin ensesisine bir çomak vurdu. Beyrek atın boynunu kucakladı,
 çekilip döndü. Kazan der: Ya Beyrek, var beyine söyle gelsin dedi.

Bunu gördü. Eylik Koca oğlu Dönebilmez Dülek Evren meydana girdi.

Kazan burada söylemiş, der:

Şafak vakti yerinden kalkan yiğit ne yiğitsin
Büyük cins atını oynatarak gelen yiğit ne yiğitsin
Erin erden adını saklaması ayıp olur
Adın nedir yiğit söyle bana

dedi. Dülek Evren der:

Bre kafir benim adımı bilmez misin
Kendi kendisine hor bakan memleketten çıkan
Elli yedi kalenin kilidini alan
Eylik Koca oğlu Dönebilmez Dülek Evren bana derler

dedi. Mızrağını eline alıp at sürdü. Kazan?a saplayayım dedi, saplayamadı, öteye geçti.
Kazan at tepti, mızrağını çekip elinden aldı, tepesine vurdu, parça parça oldu utandı.
 O da çekilip döndü. Kazan yine er diledi. Düzen oğlu Alp Rüstem at tepti meydana girdi.
Kazan burada gene söyledi, der :

Kalkıp yerinden doğrulu veren
Cins atına sıçrayıp binen
Ne yiğitsin
Adın nedir söyle bana

dedi. Alp Rüstem der :

Kalkıp yerinden doğrulu veren
İki kardeş bebeğini öldürüp zelil gezen
Düzen oğlu Alp Rüstem bana derler

dedi. O da Kazan?a at sürdü. Yeneyim dedi. yenemedi. Kazan Bey buna da bir darbe vurdu.
 Der: Bre kavat, var beyine söyle gelsin dedi. O da döndü.

Kazan tekrar er diledi. Uruz?un gemini amcası Kara Göne tutmuştu. Çekti ansızın elinden aldı.
 kılıcı sıyırdı babasının üzerine at sürdü. Davrandırmadı, omuzuna kılıç indirdi. Giyimini kesti,
 omzuna dört parmak kadar yara açtı. Alca kanı şırıldadı koynuna indi. Uruz gene döndü ki bir
 daha çalsın. Kazan burada seslenip oğluna söyler, görelim hanım ne söyler:

Der:

Kara dağımın yükseği oğul
Karanlıklı gözlerimin aydını oğul
Alpım Uruz aslanım Uruz
Ak sakallı babana kıyma oğul

dedi. Uruz?un şefkat damarları kaynadı, kara süzme gözleri kan yaş doldu. Attan yere indi.
babasının elini öptü. Kazan da attan atladı yere indi. Oğlunun boynunu öptü. Beyler Kazan
ile oğlunun üzerine at sürdüler, etraflarını çevirdiler. Hepsi attan inip Kazan?ın elini öptüler.
 Yürüyerek kafire at sürdüler, kılıç vurdular. Derelerde tepelerde kafire kırgın girdi. Kaleyi aldılar.
 Kilisesini yıkıp mescit yaptılar.

Kanlı kafirin elinden babasını çekip aldı. Kudretli Oğuz eline gelip çıktı. Akça yüzlü anasına
müjdeci geldi. Kaza benzer kızı gelini Kazan?a karşı gelip elini öptüler, ayağına kapandılar,
Kazan güzel çimene çadır otağ diktirdi. Yedi gün yedi gece toy düğün edip yeme içme oldu.
Dedem Korkut geldi kopuz çaldı, gazi erenlerin başına ne geldiğini söyledi.

Hani övdüğümüz bey erenler
Dünya benim diyenler
Ecel aldı yer gizledi
Fani dünya kime kaldı
Gelimli gidimli dünya
Son ucu ölümlü dünya

Ölüm vakti geldiğinde arı imandan ayırmasın. Kadir seni namerde muhtaç etmesin.
Beş kelime dua kıldık, kabul olsun. Amin amin diyenler Tann?nın yüzünü görsün.
Günahınızı adı güzel Muhammed Mustafa hürmetine bağışlasın hanım hey!?

Yorum
Henüz yorum yazılmamış.
Yorum yaz
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.
Türkiyem
Pardus... Özgürlük İçin...
Mp3 Player
Anket
Tanımlanmış Anket Bulunamadı.
Kısa Mesajlar
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.

lale
24 Haziran 2010

17 Haziran 2010
Amin Allah razı olsun. Cümlemizin inşallah...

17 Haziran 2010
Bu mumarek geceyi taşıyabilmeyi kelime itibarıylada rabbimize yaklaşabilmeyi onun engin rahmetinden bereketinden nasiplenebilmeyi rabbim cümlemize nasip etsin tüm islam aleminin kandili mübarek olsun

nakliyat
09 Haziran 2010

promosyon ürünleri
08 Haziran 2010
herkeze merhaba promosyon , promosyon

promosyon ürünleri
06 Haziran 2010
sitenizin tasarımı gayet hoş olmuş başarılar dilerim.... promosyon

03 Haziran 2010
Hoş bulduk By Dennis. Teşekkür ederim.

02 Haziran 2010
Işık dostum hoşgeldin... Geçmiş olsun.

02 Haziran 2010
Teşekkür ederiz Hoşgeldiniz.

promosyon
31 Mayıs 2010
web siteniz çok güzel olmuş başarılar dilerim.. promosyon

31 Mayıs 2010
Selam dostlar, hasret bitti işte geldim buradayım... Smile

25 Mayıs 2010
Teşekkür ederiz. Hoşgeldin.

evden eve nakliyat
13 Nisan 2010

09 Nisan 2010
Anıl bugün cevap alırız o konuda. İyi günler.

11 Ocak 2010
Hafta başı itibariyla benden de iyi haftalar, iyi çalışmalar.

Sayfa oluşturulma süresi: 0.12 saniye 63,131 Tekil Ziyaretçi