|
İdamdaki 37 yıllık sır!
|
| ISIKs |
Mesaj Tarihi 06 Mayıs 2009 23:21
|

Admin

Mesaj Sayısı: 130
Katılım Tarihi: 06.04.09
|
BURSA’nın İznik İlçesinde yaşayan Deniz Gezmiş’in avukatı Mükerrem Erdoğan, 6 Mayıs 1972 günü arkadaşları Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ile birlikte idam edilen Gezmiş’in ölüm anını yıllardır unutamadığını söyledi. Erdoğan, “Bize adli tıp eğitimi alırken kişinin 1 dakikada öleceğini söylüyorlardı. Ayakları yere değen Deniz Gezmiş tam 25 dakikada can verdi” dedi.
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın 6 Mayıs 1972 tarihinde Ulucanlar Cezaevi’nde idam edilmelerinin 37'nci yıldönümünde, Deniz Gezmiş’in avukatı olan ve Bursa’nın İznik İlçesi’ne 16 yıl önce yerleşen Mükerrem Erdoğan, infaz anını anlattı. Deniz Gezmiş’in 25 dakika süren ölümünü 37 yıldır unutamadığını, o dakikaların her gün gözünün önünden geçtiğini söyleyen Mükerrem Erdoğan şunları söyledi:
“Meslektaşım Halit Çelenk ile infazın gerçekleşeceği 6 Mayıs 1972 günü sabahı Ulucanlar Cezaevi’ne gittik. Cezaevinin avlusuna kurulan darağacını, başgardiyanın odasının penceresinden net bir şekilde görüyorduk. Biz geldiğimiz sırada Deniz Gezmiş odaya alınmıştı. Oturduğu yerden darağacını görüyordu. Hazırlıklar yapıldıktan sonra darağacına getirilen Deniz Gezmiş, ayağının altındaki sehpayı kendisi itti. Bu sırada ayağı masaya değiyordu. Savcı Yardımcısı Veysi Sami, celladı uyararak, ‘masayı çek, masayı çek’ diye bağırdı. Bu süre içinde Deniz’in bilinci büyük bir ihtimalle yerindeydi. Bu sırada biz cezaevi doktoru ile tartıştık. Yetkililer ise bize ‘Deniz çok ağır olduğu için ip kopmasın diye çift ilmik kullandık’ dediler. Darağacındaki kişinin o saniyelerde neler yaşadığını düşünebiliyor musunuz? Deniz’in boyunun uzun olduğunu bile bile, ayaklarının değeceği bir masa konulması, işkenceden başka hangi sözle açıklanabilir? Hukuk Fakültesi’nde Adli Tıp Eğitiminde bize kişinin bir kaç dakika içersinde öleceğini söylediler. Deniz Gezmiş’in ölümü tam 25 dakika sürdü.”
BİRBİRLERİNE İNFAZLARI İZLETTİLER
Mükerrem Erdoğan, Deniz Gezmiş’in idam edilişini odaya çağrılan Yusuf Aslan’a, Yusuf Aslan’ın ölümünün ise aynı odaya çağrılan Hüseyin İnan’a izletildiğini belirtip, Aslan ve İnan’ın boynuna tek ilmik kullandıklarını söyledi.
Mehmet BULDU/İZNİK (Bursa), (DHA)
gazetevatan |
| |
|
|
| By deniss |
Mesaj Tarihi 07 Mayıs 2009 09:50
|

Büyük Patron

Mesaj Sayısı: 181
Katılım Tarihi: 25.03.09
|
Bende okumuştum bunu üzülerek...
Oysa yıllarca terörist bildik onları, böyle tanıtıldılar. He bu durumdan kendilerine vazife çıkaran harbi çakalların sebeblenmeye çalıştıklarını biliyor ve uyarıyoruz.
Bu gençler "bağımsız Türkiye", "büyük Türkiye", "onurlu Türkiye" mücadelesinin kahramanlarıydılar. Bölücü yıkıcı değillerdi. Bebek katili asla...
Anma törenlerinde malum parti de bulunmuş ve bayrak (Paçavra)dikmiş. Ne domuzluk düşünüyorlarsa artık?
http://www.turksolu.com/index2.htm video var burada...
Düzenleyen By deniss Düzenleme Tarihi: 07 Mayıs 2009 09:52
Denizleri yüssük gibi gören timsahlarız artık. |
| |
|
|
| By deniss |
Mesaj Tarihi 07 Mayıs 2009 10:37
|

Büyük Patron

Mesaj Sayısı: 181
Katılım Tarihi: 25.03.09
|
Ne diyordu Deniz mahkemede:
Profesyonel devrimci olmak bir suç unsuru olarak ileri sürülmektedir. Bu da bir cehalet örneğidir. Profesyonel devrimci bugünün Türkiyesinde kendini hayatı boyunca Türkiyenin bağımsızlığına adayan kimsedir. Birinci suçumuz iddia makamına göre hayatımızı boşu boşuna Türkiyenin bağımsızlığına adamış olmamızdır.
Düzenleyen By deniss Düzenleme Tarihi: 07 Mayıs 2009 10:50
Denizleri yüssük gibi gören timsahlarız artık. |
| |
|
|
| yakamoz |
Mesaj Tarihi 07 Mayıs 2009 20:05
|

Teğmen

Mesaj Sayısı: 10
Katılım Tarihi: 04.04.09
|
Deniz Gezmiş dendikçe içim hep cız eder kalbim acır.. Gencecik insanların , bu ülke için sesini çıkaran, yüreğini ortaya koyan bu güzel insanların idamına onay verenler;
YATTIĞINIZ YERDE RAHAT MISINIZ ACABA? |
| |
|
|
| ISIKs |
Mesaj Tarihi 07 Mayıs 2009 21:24
|

Admin

Mesaj Sayısı: 130
Katılım Tarihi: 06.04.09
|
*"Ben silahımı halka, orduya karşı kullanmadım. Ancak vatan hainlerine karşı kullanmak maksadıyla taşıdım ve halka orduya karşı kullanırım şeklinde bir beyanda bulunmadım. Silahımızı vatan hainlerine çeviririz" *Deniz GEZMİŞ |
| |
|
|
| ISIKs |
Mesaj Tarihi 07 Mayıs 2009 21:30
|

Admin

Mesaj Sayısı: 130
Katılım Tarihi: 06.04.09
|
İdama üç gün kala bütün akrabalara diye yazıyordu mektubunu Yusuf:
"Ben, halkımın kurtuluşu, Türkiye'nin bağımsızlığı için savaştım. Sizler beni tanıyorsunuz. Bir yıldan beri bu bir avuç sömürücüler, vatan satıcıları, işbirlikçiler, ellerindeki bütün imkanlarla, bizi dışardan yardım gören, beyinleri yıkanmış, vatan haini, dışarıdan emir alan, bölücü anarşist diye tanıtmaya ve halkımızdan bizi kopartmaya çalıştılar. Bu bir avuç azınlığa göre vatanseverlik; vatan satmak, yabancılarla işbirliği yapmak, NATO'yu, Amerika'yı savunmak, 6. Filo'yu ağırlamak, milyonlarca köylünün geçimi olan haşhaş ekimini elinden almak, işçinin grev hakkını engellemek, Amerika'ya ve ve emperyalizme hizmet etmektir.
Biz bunlara karşı çıktık. Bunun için biz vatan haini, onlar vatansever oldular. " |
| |
|
|
| By deniss |
Mesaj Tarihi 07 Mayıs 2009 21:33
|

Büyük Patron

Mesaj Sayısı: 181
Katılım Tarihi: 25.03.09
|
Vidyoyu izledin mi IŞIK ?
Denizleri yüssük gibi gören timsahlarız artık. |
| |
|
|
| ISIKs |
Mesaj Tarihi 07 Mayıs 2009 21:40
|

Admin

Mesaj Sayısı: 130
Katılım Tarihi: 06.04.09
|
Lise yıllarına geldiğinde babası artık büyüdüğünü, dükkana sahip çıkması gerektiğini söylemişti, ama daha lise çağında Hüseyin yolunu belirlemişti:
"Ben bu düzenin adamı olamam, beşe aldığınızı ona satıyorsunuz, bu bana uygun değil."
Babası hayat pahalılığından yakınmıştı o görüş gününde, oğluna getirdiği çamaşırları fahiş fiyata almak zorunda kalmıştı cezaevi yakınından.
Hüseyin o zaman döndü babasına:
"Şimdi anladın mı çucukluktan beri senin dükkânına neden gelmediğimi; bizim mücadelemiz bunlarla işte, sen de aynı işi yapıyorsun, fakir fukarayı sömürüyorsunuz."
Hep böyleydi bu çocuk ama...
Hele üniversiteyi kazanıp Ankara'ya yerleştikten sonra anası babası görmez olmuştu oğullarını.
Bir keresinde babası şöyle demişti:
"Oğlum bayramlar kurbanlar geçiyor, anan, ablanlar seni özlüyor. Neden gelmiyorsun hiç eve?"
Hüseyin şöyle cevap vermişti babasına:
"Eve gelemem, çünkü kendimi adadığım bir dava var, ileride en ağır cezanın verileceğini biliyorum, gelmememin sebebi budur. Beni şimdiden unutmaya çalışın, kendinizi hazırlamış olursunuz."
... |
| |
|