
Büyük Patron

Mesaj Sayısı: 181
Katılım Tarihi: 25.03.09
|
vadandaşın gözünden bakıldığında nedir ulusal güvenlik ? Akademik olarak bakıldığında konunun uzmanları bu soruya kitaplar dolusu cevap verebilir. Sade vatandaş olarak bizlerin görebildiği ise kısaca;
1-İç tehditler
2-Dış tehditler
3-Hem iç hem dış tehdit oluşturabilecek unsurlardır.
Anayasamızın görevli ve sorumlu tuttuğu unsurlar ise bu konularda hem fikri hem de fiili düşünceler üretmek tatbikatlar yapmak hazırlıklı olmakla mükelleftirler. Bir memleketin içine düşebileceği en kötü şartlarda oluşturulmaz planlar. Bunlar daha önceden hazırlanır ve hazırlıklı olunur. Sade vatandaşlar olarak sanırım böyle özetleyebiliriz.
Şimdi bir süredir yaşadığımız olaylara kısaca bakalım. Dikkat edilirse tek tek servis etme şeklinde gündeme oturan olaylara dikkatinizi çekerim. Birşeyler oluyor, yok darbe planı sarıkız belgeleri falan derken sonuçta tutmadı başka bir belge servis ediliyor, o da tutmadı mı al sana ıslak imza kuru imza, yok bu da yetmedi suikast timleri ardından kozmik odalar...
da bir şey çıkmadı ilan edilirken BALYOZ PLANLARI gündeme oturuyor. Tek tek servise çıkıyorlar gördüğünüz gibi...
Genelkurmay bu duruma açıklama yapıyor "Bunlar darbe değil ulusal güvenlik senaryo ve tatbikatlarıdır " şeklinde kısa bir açıklama yapsa da pek tabi bir kısım medyadan 'Hadi canım sende' nidaları yükselmeye devam ediyor.
Vatandaşın kafası karışık olmasına karışık da olsa pek çok şeye alışık olduğumuzdan, alıştırıldığımızdan (Onlara göre), yinede bu durumları yemiyoruz. Vatandaşlar olarak demokrasimizin tüm kurumlarına asker sivil farketmez, yapılan tüm saldırıları buradan kınıyoruz. Ancak demokrasi aşkına sözde tabi kurumlarımıza saldıranların işbirlikçi olduklarınada inanıyoruz.
Gösterdim!
Gördü anlamına gelmez...
Söyledim!
Duydu anlamına gelmez...
Duydu!
Doğru anladı anlamına
gelmez...
Anladı!
Hak verdi anlamına gelmez...
Hak verdi!
İnandı anlamına gelmez...
İnandı!
Uyguladı anlamına gelmez...
Uyguladı!
Sürdürecek anlamına
gelmez...
Yukarıdaki bir alıntı. Bilmediğim için kaynağını yazamıyorum. İnternette dolaşıyor.
Hem bunu, hem de aşağıdakini Türkiye nin koşullarına göre okuyabiliriz.
Kimin gözü açık? Algılamalar üzerine
Adamın biri ilk defa gittiği küçük bir kasabada, duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa, Buranın yabancısıyım demiş, Parkın hemen yanı başındaki fırını arıyorum, çok yakın olduğunu söylediler.
Çocuk arabanın penceresini açtıktan sonra, Ben de buraya ilk defa geliyorum demiş, Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde.
Adam çocuğun yabancı olmasına rağmen bunu nasıl anladığını sormuş ister istemez.
Ihlamur çiçeklerinin kokusunu duyuyor musunuz? diye gülümsemiş çocuk, Kuş cıvıltıları oradan geliyor zaten.
İyi ama demiş adam, Bunların parktan değil de tek bir ağaçtan gelmediği ne mâlum?
Tek bir ağaçtan bu kadar yoğun koku gelmez diye atılmış çocuk, Üstelik manolyalar da katılıyor onlara... Hem biraz nefes alırsanız, fırından yeni çıkmış ekmeklerin kokusunu da duyacaksınız.
Adam gözlerini hafifçe kısarak denileni yaptıktan sonra, teşekkür etmek için döndüğünde fark etmiş çocuğun kör olduğunu..
Çocuk ise, konuşurken bir anda sözlerini yarıda kesmesinden anlamış adamın kendisini fark ettiğini..
Işığa hasret gözlerini ondan saklamaya çalışırken,
-Üç yıl önce bir kaza geçirmiştim demiş,
-Görmeyi o kadar çok özledim ki!..
-Sizinkiler sağlam, öyle değil mi?..
Adam, çocuğun tarif ettiği yerde bulunan fırına doğru yönelirken,
-Artık emin değilim demiş,
-Emin olduğum tek şey, benden iyi gördüğündür.
(Bu iki anlatı H. Cevizoğlunun makalesinde ki bir bölümden alındı).
Şimdi medyadan bir alıntı ve genelkurmayımızın kısa açıklaması ile mevzuyu noktayalalım.
Al sana darbe planı
Darbe kabinesi açıklandı.
4' ü ölü.
*
Beni de askerci diye yazmışlar ama, o tarihte ben işsizdim aslında iyi mi... Mesela, darbe kapsamında bombalandığı öne sürülen HSBC havaya uçtuğunda, 2 si listede bulunan 3 arkadaşımla tavla oynuyordum... Hesapta işimiz askere destek vermek ama, işimiz yok! Dolayısıyla, kendimizi faydalandıracaktık da, nasıl faydalandıralım birader?
*
Neyse, boş verin... Hadi gelin, bir darbe planını da ben açıklayayım!
Kod adı, yarından sonra...
*
Anayasa lağvedilecek.
Parlamento lağvedilecek.
Sıkıyönetim ilan edilecek.
Hazine, orduya bağlanacak.
Polis, ordunun emrine girecek.
Sivil yargı rafa kaldırılacak.
Yargılamaları asker yapacak.
Şüphe, tutuklama için yeterli...
Zorunlu göç emri verilebilecek.
Gerekirse mülklere el konulacak.
İstihbarat Bakanlığı kurulacak.
Devlet dairelerindeki tüm verilerin yanı sıra, vatandaşlara ait adresler, telefon numaraları, kredi kartı, banka bilgileri tek elde toplanacak. İç karışıklıkları bastırmak için özel tümen oluşturulacak. Önce plastik mermi, yetersiz kalırsa gerçek mermiyle, vur emri verilecek. İki milyon kişinin tıkılacağı kamplar inşa edilecek. Şehirlerde yemek dağıtımını ordu yapacak.
*
Ulusal güvenlik senaryosu bu.
*
ABD nin.
*
Senaryo diyoruz ama, 2007 de yasalaştı. Yukarıda yazdıklarım sadece bir bölümü, basına yansıyanlar... Gizli tutulan kozmik bölümleri hâlâ tartışılıyor.
Belgeseli bile yapıldı.
*
Demem o ki.
Ulusal güvenlik senaryolarını darbe planı diye ahaliye kakalamaya çalışan iliştirilmiş gazeteciler, Buş u Buş una kendilerini yormasınlar...
Taaa Washington a kadar yolunuz var, yürüyün, anca gidersiniz!
Yılmaz Özdil Hürriyet Gazetesi
Genelkurmayın açıklaması;
TARİH : 21 Ocak 2010
SAAT : 13:00
NO : BN - 09 / 10
1. 1 inci Ordu Komutanlığı tarafından 5-7 Mart 2003 tarihleri arasında icra edilen Plan Seminerine ilişkin çeşitli iddialar ve değerlendirmeler medyada yer almaktadır.
2. Söz konusu Plan Semineri, Genelkurmay Başkanlığı 2003-2006 yılları Tatbikatlar Programında bulunmaktadır.
3. Plan Seminerinin gayesi, dış tehdide ilişkin olarak hazırlanan Harekat Planlarını geliştirmek ve ilgili personelin eğitimlerini sağlamaktır.
Plan Semineri, giderek tırmanan bir gerginlik dönemini kapsayan bir senaryo içerisinde uygulanmıştır.
1 inci Ordu Komutanlığı sorumluluk bölgesinde icra edilen bu Plan Seminerinde, Ordu Geri Bölge Emniyeti ve savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi halinde de uygulanan sıkıyönetim konuları üzerinde de durulmuştur.
4. Bu Plan Seminerine ilişkin olarak ortaya atılan iddiaları, aklı ve vicdanı olan hiçbir kimsenin kabul etmesi mümkün değildir.
5. Söz konusu iddiaları ciddiye alarak üzerinde yorumlar yapılmasının ve bilgi kirliliği yaratılmasının; özellikle toplumumuzda tedirginlik yaratmak isteyenlerin amacına hizmet edeceği değerlendirilmektedir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
http://www.tsk.tr/10_ARSIV/10_1_Basin_Yayin_Faaliyetleri/10_3_Bilgi_Notlari/2010/BN_09.html
Düzenleyen By deniss Düzenleme Tarihi: 24 Ocak 2010 19:54
Denizleri yüssük gibi gören timsahlarız artık. |